Milli Eğitimde Çalışan Şefler Üvey Evlat Değildir

Milli Eğitimde Çalışan Şefler Üvey Evlat Değildir

            Engelsiz Eğitim Çalışanları Sendikası, tüzüğünde tanımlanmış çalışma ve kapsama ilkeleri gereği kurum bazında geneli kapsayan bir yapıya sahiptir. Yardımcı Hizmetli kadrosundan Genel İdari Hizmetlerine; Genel İdari Hizmetleri Kadrosundan Teknik Hizmetler kadrosuna, Teknik Hizmetler kadrosundan Eğitim Öğretim Hizmetleri kadrosuna; Hizmetlisinden memuruna, memurundan teknisyen teknikerine, teknisyen teknikerinden şefine , şefinden müdürüne; kadro ve derecesi ne olursa olsun, sendikamızın bilgi ve hizmet vereceği çalışanlar kapsamındadır. Herhangi bir kurumun varlık nedeni, o kurumun kapsadığı bireylerin tümüdür. Bu nedenle, gerek sendika yöneticilerimizin gözlemleri, gerekse de üyelerimizden gelen yazılı ve şifahi yakınmalar sonucunda kurum bünyesinde şeflik konumunda görev alan çalışanların uğradığı haksız ve ayrımcı uygulamaları ortadan kaldırmak için girişimlerde bulunmaya karar verdik.

            Kurum bünyesinde şeflik konumunda çalışanlar, basit bir tanımlamayla araftadırlar. Yani hem yöneticiler, hem de değiller. Örneğin yasalara göre, kurum hiyerarşisinde şube müdürünün altında yer alırken, aşağıda da görüleceği gibi, belli özlük hakları dağıtılırken şeflerin yönetici olmadığı gibi bir durum ortaya çıkmaktadır. hiyeraşik olarak  şefler şube müdürlerinin altında yönetici olarak gösterilip ve birimlerinin sorumluluğunu üstlenirken, ek ödeme ve özel hizmet tazminat oranları  düşük tutularak, maiyeti altındaki memurlar ve teknisyenlerle hemen hemen aynı mali şartları taşımakta veya altında yer almaktadır. Bilindiği üzere bazı kamu çalışanlarının maaş ek göstergesinin 3600 Ek göstergeye çıkarılması sözü verilmiş ve çalışmalar yürütülmüştür. 3600 Ek göstergenin verilmesi gereken kadrolar arasında yönetim kademesinde bulunanların da ek göstergeden yararlanması çalışması yapılmış ve yine şefler diğer yöneticilerden ayrıştırılarak kapsama dahil edilmemiştir. Ayrıca yönetici kadrolarında olmalarına rağmen şeflerin ek göstergeleri 2200 olarak belirlenirken, makam ve görev tazminatı verilmemektedir. Buna karşın yönetici grubunda yer almayan müfettiş ve A düzeyi uzman kadrolarına 3600 ek gösterge ile makam ve görev tazminatı verilmektedir. Şefler doktora dahi yapsalar, kadro dereceleri 3. derecenin altına ilerleyememektedir. Şefin almakta olduğu aylık derecesi  1. derecenin 4. kademesine ilerlese bile, kadro derecesi 3. dereceden fazla ilerleyememektedir.

            Görüldüğü üzere yukarıda kısaca bahsedilen ve her ne kadar mevzuatta yönetici olarak görünen şefler, mali ve özlük hakları yönünden kısıtlanarak, zaman zaman maiyeti altındaki personelinin haklarının altında bile kalabilmektedir.

            Son olarak Milli Eğitim Bakanlığı; 26.08.2020 tarihinde yayınlanan 2020/11 sayılı Cumhurbaşkanlığı genelgesine dayanılarak esnek çalışmaya ilişkin usul ve esasları yayımladı. Dönüşümlü ve uzaktan çalışma esaslarına değinilen belgede; “Bakanlığın merkez ve taşra teşkilatında görev yapan personelden” başlığının (a) maddesinde, ” Yöneticiler hariç olmak üzere ” denilerek 60 yaş üzeri olanlar, diğer maddelerde de kronik hastalığı olan ve hamilelerin idari izinli sayılabileceği belirtilmektedir. Bu kapsamda; yukarıda da belirttiğimiz üzere mali ve özlük hakları bakımından yönetici sıfatına erişemeyen şefler, esnek çalışmaya ilişkin  genelgeye  dayandırılarak yönetici sayılmış, bazı İl ve İlçe Milli Eğitim Müdürlükleri’nce dönüşümlü veya uzaktan çalışmasına bile müsaade edilmeyerek  idari izinden yararlandırılmamaktadır.

            Tüm bunlar dikkate alındığında, şeflik kadrosuyla istihdam edilen devlet memurlarının yasalar nezdinde yönetici, uygulamalar bakımından yönetici olmadığı görülmektedir. Bu durumun düzeltilmesi için aşağıdaki dilekçeyle girişimlerde bulunacağımızı, süreci sonuna kadar takip edeceğimizi kamuoyuna saygıyla duyururuz.

Milli Eğitim Bakanlığına yaptığımız talep yazısı için tıklayınız

Etiketler:

Yorum Yaz